|

Tokat
Bilindiği gibi 19. yüzyılın ikinci yansında sanayinin
gelişmesi, sömürgecilik ve diplomatik ilişkilerin hızlanmasına
neden oldu. Bu durum ise aynı zamanda büyük devletler arasında
siyasi rekabet, ekonomik çıkar çatışmaları ve anlaşmazlıkları
meydana getirdi. I. Dünya savaşı öncesi karışıklıklar merkezi
durumuna gelen Avrupa, adeta bir barut fıçısından farksızdı.
Teknik üstünlük kompleksine kapılan Avrupa, Osmanlı Devleti''''ne
"Hasta Adam" gözüyle bakıyor ve onu sömürülecek bir devlet; Türk
Milleti''''ni de idare edilmeye muhtaç bir millet olarak
görüyordu. Osmanlı Devleti''''ne gelince; I. Dünya Savaşından önce
1911 yılında girdiği Trablusgarb Savaşı''''nda son Afrika
topraklarını İtalya''''ya kaptırmış, 1912-1913 yıllarındaki
Balkan Savaşları''''nda aldığı mağlubiyetle de Rumeli''''deki
nüfuzunu kaybetmiştir. Çanakkale mucizesine rağmen I. Dünya
Savaşı''''ndan da yenik ayrılan Osmanlı Devleti, Mondros
Mütarekesi gibi haysiyet kırıcı bir antlaşmayı imzalamak
mecburiyetinde bırakılmıştır. Türk Milleti''''ne esaret zinciri
vurmaya yönelik mütarekenin imzalanmasıyla Osmanlı Devleti artık
resmen değilse bile, fiilen yıkılmış sayılmakta idi. Türk Milleti,
maddi ve manevi bakımdan iyice sarsılmıştı. Memlekette, açlık,
sefalet, asayişsizlik ve gelecek konusunda ise ümitsizlik hakimdi.
Ancak, bütün bu olumsuzluklara rağmen, millet egemenliğine dayalı
yeni bir Türk Devleti kurma fikri ile yola çıkan Mustafa Kemal,
Türk Milleti''''nin kurtuluşu yönünde hiç bir zaman ümitsizliğe
kapılmadı. O, Türk Milletinin vatanı, bağımsızlığı, bayrağı,
namusu... gibi kutsal saydığı değerleri korumada her türlü
fedakârlıktan kaçınmayacağını çok iyi biliyordu. Türk
Milleti''''ne olan güvenini her fırsatta ifade eden Mustafa Kemal,
bilindiği gibi 19 Mayıs 1919 günü Samsun''''a çıkarak Kurtuluş
Savaşımız yolunda ilk adımı atmış oldu. Samsun''''da başlayan bu
yolculuk Kavak, Havza, Amasya ve Tokat istikametinde devam
edecektir. Tokat, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Sivas
vilayetine bağlı bir sancak merkezi durumunda idi. Bu tarihlerde
nüfusu yüz bini aşan Tokat Sancağı''''nda, Türkler çoğunlukta, Rum
ve Ermeniler ise azınlık durumunda idi. Zile, Reşadiye, Niksar ve
Erbaa Tokat''''a bağlı kazalardı. Mondros Mütarekesi''''nin
imzalandığı günlerde ve hemen sonrasında Anadolu''''da baş
gösteren sıkıntı, şüphesiz Tokat Sancağı halkını da üzmüş ve
gelecek hakkında endişeye düşürmüştür. Bilhassa, Tokat''''ta
azınlık durumunda olan Rumların, merkezi Samsun olmak üzere
Tokat''''ı da içine alan bölgede Pontus Devleti kurmak istemeleri,
Tokat halkının tedirginliğini daha da artırmakta idi. Bu durum
karşısında Tokat''''ta yaşayan Müslümanlar tedbir amacı ile 25
Şubat 1919 tarihinde "Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"
Tokat şubesini kurdular. Bu şubenin bir ay sonra da merkezi
İstanbul''''da olan "Vilayeti Şarkiye Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti''''ne" bağlandığı bilinmektedir. Tokat Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti''''nin yaptığı hizmetler konusunda araştırmacı merhum
Halis CİNLİOĞLU''''nun tespitleri şöyledir: Erzurum Kongresi''''ne
gönderilen Rıfat Bey''''in 800 liralık yol harcını ödediler. (O
zamanın Müdafaa-i Hukuk Heyeti bu parayı hiç bir yardım görmeden
yalnız kendi keselerinden verdiler). Maraş ve izmir''''de çatışan
yurttaşlarımıza "iane" toplandı. Çamaşırlar diktirildi. Bir yerden
diğer yere taşınan "Darüleytâm" talebesine yardım edildi. Genci
harpten dönen esirlerimizin yurtlarına kavuşmalarına çalışıldı.
Şehir içinde yaya Kuva-yı Milliye kuruldu. Çoğu bu gibi işlere
yeni atılan gençlerden ibaret olarak bu kuvvet, ihtiyat zabitleri
kumandasına verildi. Şehir dışı için Mütevellioğlu Nuri Bey
kumandasında süvari "Kuva-yı Milliye" kuruldu. Numara kullanan,
adlarını ve sayılarını saklayan adamları vasıtasıyla olan biten
işlerden haber alınmaya çalışıldı. Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
İdare Heyeti''''nde görev alanlar: Tahir Rüştü. Hacı Hüsnü, Rıfat
(Hamamcıoğlu), Nuri (Mütevellioğlu), Mehmet (Yağcıoğlu), Vahap (Baloğlu).
İbrahim (Yoğurtçuoğlu), Fuat (Evliyaoğlu), Hacı Mustafa (Müftükâtipoğlu),
Hafız Agah (Emekli Komiser), İzzet (Gençağaoğlu). Remzi (Doktor),
Fehmi (Celepoğlu), Şevki (Emekli Binbaşı), Vehbi (Muhasebecioğlu)
ve Salih (Bekçioğlu) beylerdir. 15 Mayıs 1919''''da Yunanlıların
İzmir''''i işgal etmeleri Tokat halkı tarafından tepkiyle
karşılanır. Tokat ve kazalarında Redd-i İlhak Cemiyetleri kuruldu.
Yunan işgalini protesto etmek amacıyla da 20 Haziran 1919 günü
Niksar''''da miting yapıldı. Niksar halkı nümayiş (miting) sonunda
alınan kararları "Redd-i İlhak Cemiyeti Reisi Mahir" imzasıyla
itilaf Devletleri temsilcileri ile A.B.D. Cumhurbaşkanı
Wilson''''a gönderir. Bu kararlarda "Biz Türk olan her vatan
parçasının Türk kalmasını istiyoruz. Siz de buna söz vermiş
idiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz.
Anadolu''''ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan
bir adımdır. İnsaniyet ve adalet namına suikastten vazgeçiniz."
denilmektedir.
Bu arada, 1. Dünya Savaşı''''ndan dönen ihtiyat
Zabitleri Tokat''''ta "İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti" adı
altında bir cemiyet kurdular. Bu cemiyeti kuranlar hem kendi
aralarında yardımlaşmayı sağlamak hem de memleket davalarıyla
ilgilenmek amacıyla ortaya çıkmışlardır. Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti''''nin çalışmalarını yeterli görmeyen ihtiyat Zabitleri:
"Memleketin derin yaralarını saracak vatanperver adamları
göremiyoruz. Kuvvetli bir heyet yoktur ki, Tokat''''ı bu hususta
tanıtabilsin. Kendilerini idareden aciz adamlar, bu tehlikeli
zamanlarda Tokat halkım nasıl yönetecekler?" diyerek Müdafaa-i
Hukuk Cemiyeti İdari Hey eti''''ne gençlerin de alınmasını
istemişlerdi. Sonunda istekleri yerine getirilerek gençlerin de
Müdafa-i Hukuk Cemiyeti''''ne girmeleri sağlanmıştır. Bu durum
Tokat''''taki mücadele azmine daha da güç kazandırmıştır. 9. Ordu
Müfettişi olarak Anadolu''''ya gönderilen Mustafa Kemal Paşa,
26/27 Haziran 1919 gecesini Tokat''''ta geçirdi ve ertesi sabah
Sivas''''a hareket etti. Mustafa Kemal Tokat''''a geldiğinde
Belediye binasında şehrin ileri gelenleriyle bir toplantı yaparak
memleketin durumu hakkında genel bilgi verdikten sonra Milli
Mücadele''''nin kaçınılmaz olduğu konusunda Tokatlıları ikna etti.
Tabii bu arada Mustafa Kemal Paşa''''nın bazı engellerle
karşılaştığımı belirtmek gerekir. Mesela, Sivas''''a hareketi
sırasında Sivas Valisi Reşit Paşa, Mustafa Kemal''''i tevkif
etmesi için özel olarak görevlendirilir. Ancak Mustafa Kemal Paşa,
tedbirliliği ve ince zekâsı sayesinde bu engelleri aşmayı
başarmıştır. 23 Temmuz 1919''''da toplanan Erzurum Kongresi''''nde
vatanın bütünlüğü ve milletin istiklâli ile ilgili kararların
alındığı bilinmektedir. Bu kongreye Tokat''''tan Rıfat (Hamamcıoğlu)
Bey ile Sabri Efendi (Emekli Askeri Kâtip) katılmışlardır. Rıfat
Bey, kongrede yaptığı konuşmada davalarının "Hak ve istiklal"
davası olduğunu belirtmiştir. Sivas Kongresi''''ne Tokat''''tan
temsilci katılmamasına rağmen, Erzurum Kongresi''''nde Temsil
Heyeti üyeliğine seçilen Bekir Sami Bey''''in Tokatlı olmasından
dolayı Tokat''''ın Sivas Kongresi''''nde temsil edilmiş olduğunu
söyleyebiliriz. Sivas Kongresi sona erdikten hemen sonra Temsil
Heyeti, Damat Ferid Paşa hükümetini istifaya zorlamak amacıyla
İstanbul ile haberleşmeyi kesme kararı aldı. Alınan bu karara
Tokat da aynen uymuştur. 12 Ocak 1920''''de açılan son Osmanlı
Mebusan Meclisi''''nde Tokat, Ahmet ve Şevki Beyler ile Ömer Fevzi
Efendi tarafından temsil edilmiştir. İstanbul''''un İngilizler
tarafından işgal edilmesi ve İngilizlerin Meclis-i Mebusan''''ı
basarak bazı Mebusları tutuklayıp sürgüne göndermeleri, diğer
illerde olduğu gibi Tokat''''ta da nefretle karşılandı. Türk
Milleti''''ne yapılan bu haksızlıkları protesto etmek için Tokat
ve kazalarında mitingler tertip edildi. Ayrıca, bu vahim olayı
kınamak amacıyla itilaf Devletleri mümessillerine telgraflar
çekildi. İstanbul''''un işgali ve Mebuslar Meclisi''''nin
dağıtılmasından sonra artık İstanbul''''un dışında yeni bir
hükümet kurma fikri iyice kuvvet kazanmaya başladı.
Nihayet, 23 Nisan 1920''''de Ankara''''da açılan TBMM
İstanbul''''u tanımadığını ilan etmek suretiyle Türk Milleti''''nin
kurtarılması görevini üzerine almış oldu. Açılan bu yeni mecliste
Tokat''''ı temsil eden milletvekilleri ise; Rıfat (Hamamcıoğlu)
Bey, Hamdi (Mütevellioğlu) Bey, Mustafa Vasfi (Süsoy) Bey, Nazım
(Eski Harput Valisi) Bey ve İzzet (Gençağaoğlu) Bey''''dir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi''''nin açılması kararını tepkiyle
karşılayan İstanbul Hükümeti, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah
Efendi''''ye 11 Nisan 1920''''de bir fetva verdirerek bu yolla
Kuva-yı Milliye ruhunu yok etmeye çalıştı. Anadolu''''nun her
tarafına duyurulan bu fetva bazı bölgelerde etkisini göstererek
isyanların çıkmasına sebep oldu. Nitekim, 14 Mayıs 1920 günü
Postacı Nazım adında biri, Sivas''''ın Yıldızeli kazasına bağlı
Kaman köyünde isyan etti. Bu isyana karşı tedbir maksadıyla
Tokat''''ta 50 kişilik Kuva-yı Milliye kuruldu. Ayrıca Köprübaşı,
Niksar Yolu, Çay, Beybağı ve Erenler mahallelerinde dışarıdan
gelebilecek bir tehlikeye karşı kuvvet bulunduruldu. Bu arada
Niksar ve nahiyelerinden de yardım sağlandı. 9 Mayıs 1920''''de
Postacı Nazım Yenihan Kaymakamlığı''''na gönderdiği mektupta:
"Kavak''''ta verilen söze itimadan milletçe muhafaza! sükuna karar
verilmişken, 50 kişilik bir müfrezenin sevk edilmesinden arada
itimat kalmadı. İsteklerimize tahriri cevap alamaz isek muhafaza!
sükunu mevcut kuvvetimizle ihlâl edeceğiz" diyordu. Bu isyanın
bastırılması için Mustafa Kemal, Zile''''de bulunan 3. Kolordu
Komutanı Sefahattin Bey''''i görevlendirdi. Merkezi Amasya''''da
bulunan 5. Kafkas tümeni Komutanı Yarbay Cemil Cahit (Toydemir) 3.
Kolordu''''dan aldığı emir üzerine bir tabur askeri Zile yoluyla
Artova''''ya, bir başka taburu da Tokat''''tan Yıldızeli''''ne
gönderdi. Ancak, gönderilen bu birlikler asiler karşısında
başırılı olamadılar. Bu durumdan iyice cesaret alan asiler
Zile''''yi işgal ettiler. Tümen komutanı Yarbay Cemil Cahit,
Yıldızeli''''nde bulunan askeri birliğin de desteği ile Zile''''ye
girdi ve burayı işgalden kurtardı. Suçlular ve asiler yakalanarak
ağır şekilde cezalandırıldı. Postacı Nazım, Samsun bölgesinde
yakalanarak Amasya''''ya getirildi ve idam edildi. |